17 Haziran 2026, Çarşamba
14:37

Malatya’da geleneksel sanat yeniden canlanıyor

Malatya’da geleneksel sanat yeniden canlanıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Sanatçısı Ensar Güler, Malatya’da sürdürdüğü çalışmalarla geleneksel tespih sanatını gelecek nesillere aktarmaya devam ediyor.

MALATYA - BHA 

Malatya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde açılan tespih kursunda yaklaşık 40 öğrenciye eğitim verdiklerini belirten Güler, şimdiye kadar 4 öğrencisinin ustalaşarak kendi atölyelerini kurduğunu söyledi.

Tespihe olan ilgisinin yaklaşık 8 yıl önce başladığını ifade eden Güler, merhum Kenan Alan kendisine bu sanatı öğrettiğini, daha sonra Ömer Nasur Güler, Süleyman Gürsoy ve Burak Ergün gibi ustaların destekleriyle kendisini geliştirdiğini anlattı. Geleneksel El Sanatları Sanatçısı Kimlik Kartı sahibi olan Güler, kurslarda ticari kaygı taşımadan sanatın inceliklerini öğretmeye çalıştıklarını dile getirdi.

Tespihe hayat veren malzemelerin tamamen doğal ürünlerden oluştuğunu kaydeden Güler, “Ağaçlardan, meyve çekirdeklerinden, kehribardan, mamut dişinden ve çeşitli doğal taşlardan tespihler yapıyoruz. Kuka, pelesenk, abanoz, yılanağacı ve ardıç gibi değerli ağaçları tercih ediyoruz. Doğal ve organik malzemeler kullanmak bizim için önemli”
dedi.

Özel siparişler üzerine üretim yaptıklarını belirten Güler, kullanılan malzeme ve işçiliğe göre tespihlerin fiyatlarının 5 bin TL ile 150 bin TL arasında değişebildiğini söyledi. Yakut ve zümrüt gibi değerli taşlarla süslenen eserlerin hem koleksiyoncular hem de tespihe ilgi duyan vatandaşlar tarafından ilgi gördüğünü ifade etti.

Tesbihin yalnızca bir aksesuar olmadığını vurgulayan Güler, kültürel ve manevi yönüne dikkat çekerek, “Tesbihin tarihi kesin olarak bilinmese de Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde çok eski dönemlere ait tespihe benzer materyaller bulunuyor. İnsanlar tespihe stres atmak, rahatlamak ve zikir çekmek amacıyla ilgi gösteriyor” diye konuştu.

Damla kehribarın özellikle bebeklerin diş çıkarma döneminde faydalı olduğuna dair yaygın bir inanış bulunduğunu aktaran Güler, bu konuda olumlu geri dönüşler aldıklarını da sözlerine ekledi.

Bir tespihin ortaya çıkmasının büyük emek gerektirdiğini anlatan Güler, “Malzemeyi önce kare ve küp şeklinde kesiyoruz. Daha sonra şekillendirme, delme ve zımparalama işlemlerinden geçiriyoruz. Her habbenin aynı ölçüde olması gerekiyor. Ortalama bir tespihin tamamlanması yaklaşık üç gün sürüyor” ifadelerini kullandı.

Geleneksel yöntemlerle üretime devam ettiklerini belirten Güler, teknolojinin ve seri üretimin yaygınlaşmasına rağmen el sanatlarının yaşatılması gerektiğini vurgulayarak, “Bu sanatın kaybolmaması en büyük hedefimiz. Günümüzde birçok şey fabrikasyon hale geldi. Biz ise kuru torna yöntemiyle geleneksel üretimi öğretmeye çalışıyoruz. İnşallah yetiştirdiğimiz öğrenciler de bu sanatı başkalarına aktarır ve tespih kültürü yaşamaya devam eder” dedi.

Benzer Haberler