3 Ağustos 2026, Pazartesi
18:59

Dr. Süleyman Basa: Türk Dünyası kendi medya gücünü kurmak zorunda

Dr. Süleyman Basa: Türk Dünyası kendi medya gücünü kurmak zorunda

Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa, Yenicag.az'a verdiği özel röportajda, Türk Dünyası'nın ortak medya ağı oluşturmasının stratejik bir gereklilik olduğunu belirtti. Dijital çağda bilgi güvenliği, yerel medyanın güçlendirilmesi ve yapay zekâ destekli gazeteciliğin önemine dikkat çeken Basa, "Türk Dünyası kendi medya gücünü kurmak zorunda" dedi.

ANKARA - BHA 

Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa, Yenicag.az'a verdiği özel röportajda, II. İletişim Şûrası'nda ele alınan "İletişimin Yüzyılı" vizyonunu değerlendirdi.

TİMBİR Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa’nın Yenicag.az’a özel röportajı şöyle:

– Sayın Basa, II. İletişim Şûrası’nı ve “İletişimin Yüzyılı” kavramını daha geniş bir perspektiften nasıl değerlendiriyorsunuz?

– “İletişimin Yüzyılı” sadece bir kavram değil, yeni dönemin jeopolitik gerçeğidir. Daha önceki röportajlarımda da ifade ettiğim gibi, devletlerin artık yalnızca fiziki sınırlarını koruması yeterli değildir. Aynı zamanda dijital ve bilgi sınırlarını da korumaları gerekmektedir. II. İletişim Şûrası da bu savunmanın entelektüel temelini oluşturdu.

Biz medyayı yalnızca haber üreten bir sektör olarak değil, devlet aklının ayrılmaz bir parçası ve dijital diplomasinin ön cephesi olarak değerlendirdik.

Teknolojik üstünlük, yapay zekânın hızla gelişmesi ve algoritmik bağımlılık çağında kendi platformlarımızı, kendi haber dilimizi ve kendi bilgi ekosistemimizi oluşturmak zorundayız. Şûra bir kez daha gösterdi ki devlet, akademi ve medya birbirinden bağımsız değil, aynı sistemin tamamlayıcı unsurlarıdır.

– Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın konuşmasında öne çıkan “stratejik egemenlik” kavramını nasıl yorumluyorsunuz?

– Sayın Burhanettin Duran’ın yaklaşımı, TİMBİR’in uzun yıllardır savunduğu anlayışla tamamen örtüşmektedir. Bilgi gücü artık askeri ve ekonomik güç kadar stratejik bir değere sahiptir.

Eğer dünyada yaşanan gelişmelere yalnızca küresel medyanın sunduğu pencereden bakarsak, hakikati başkalarının yorumuna teslim etmiş oluruz.

Biz “hakikatin savunulması” derken Batı’nın ya da başka güç merkezlerinin belirlediği medya gündemini değil, kendi milli ve bölgesel değerlerimize dayanan adil bir iletişim düzenini kastediyoruz. Bu yaklaşım, Türkiye’nin bölgesel liderliğinin uluslararası alanda daha doğru anlaşılmasına da katkı sağlayacaktır.

– Kısa süre önce TİMBİR’in II. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Alınan kararlar yeni dönem için hangi hedefleri ortaya koydu?

– II. Olağan Genel Kurulumuz yalnızca bir seçim ve faaliyet değerlendirme toplantısı değildi. Aynı zamanda TİMBİR’in yeni dönem stratejisinin belirlendiği önemli bir platform oldu. Üyelerimizin güveniyle yeniden genel başkan seçilmek benim için hem büyük bir onur hem de önemli bir sorumluluktur.

Genel Kurulda internet medyasının kurumsal yapısının güçlendirilmesi, yerel medyanın desteklenmesi, dijital dönüşümün hızlandırılması ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi temel öncelikler olarak belirlendi.

Özellikle Türk Dünyası ile medya ilişkilerinin güçlendirilmesi, ortak projelerin hayata geçirilmesi ve dezenformasyona karşı ortak mücadele yeni dönemin en önemli hedefleri arasında yer almaktadır.

Artık TİMBİR sadece Türkiye internet medyasını temsil eden bir kuruluş değildir. Hedefimiz, Türk Dünyasının ortak medya platformu olmak, bilgi alanındaki iş birliğini daha da güçlendirmek ve üye medya kuruluşlarımızın küresel rekabet gücünü artırmaktır.

– TİMBİR’in yeni dönem stratejisinde yer alan “yerel medyanın küresel güce dönüşmesi” anlayışı neyi ifade ediyor?

– Bu, TİMBİR’in temel felsefesidir. Anadolu basınından başlayarak bugün 25 ülkeye ulaşan büyük bir medya ağı oluşturduk.

Yerel medya halkın sesi, devletin ise toplumla kurduğu en güçlü iletişim köprüsüdür.

Yeni stratejimiz kapsamında yerel medya kuruluşlarının dijital dönüşümünü destekliyoruz. Gazetecilerimize sadece haber yazmayı değil; dijital gazeteciliği, açık kaynak istihbaratını (OSINT), veri analizini ve yapay zekâ teknolojilerinin etkin kullanımını da öğretiyoruz.

Hedefimiz, yerel gazetecinin sadece haber aktaran değil, küresel bilgi akışını yönlendiren önemli aktörlerden biri haline gelmesidir.

– Türk Dünyası için önerdiğiniz ortak bilgi alanı hayata geçtiğinde dünyada neler değişecek?

– Dünya, Türk Dünyasını artık başkalarının penceresinden değil, bizim anlattığımız şekilde tanıyacak.

Bugün Türkiye’nin, Azerbaycan’ın ve diğer Türk devletlerinin başarıları uluslararası medyada zaman zaman ya çarpıtılıyor ya da yeterince yer bulmuyor.

Ortak medya stratejisi ve ortak haber platformu devreye girdiğinde artık aracı yapılara ihtiyaç duymayacağız.

Ortak Dijital Türk Dünyası Medya Ağı sayesinde:

* Dezenformasyona karşı ortak savunma mekanizması kurabileceğiz.
* Türk kültürünü, dilini ve ekonomik potansiyelini dünyaya kendi değerleriyle anlatabileceğiz.
* Gazetecilerimiz arasında bilgi ve tecrübe paylaşımını artırarak mesleki standartlarımızı daha da yükselteceğiz.

– Azerbaycan medyasının bu süreçteki yerini ve TİMBİR’in Bakü ile ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

– Azerbaycan bizim için yalnızca üye ülkelerden biri değildir. Aynı zamanda ideolojik ve stratejik ortağımızdır.

Azerbaycan medyası özellikle 44 Günlük Vatan Muharebesi sırasında bilgi savaşında ne kadar etkili olabileceğini bütün dünyaya gösterdi.

Bizim Azerbaycan ile ilişkilerimiz “İki Devlet, Tek Medya” anlayışı üzerine kuruludur.

Bakü’deki temsilciliklerimiz ve birlikte yürüttüğümüz projeler artık teorik aşamayı geride bırakmış, somut sonuçlar üretmeye başlamıştır.

Önümüzdeki dönemde Azerbaycanlı meslektaşlarımızla birlikte ortak Bilgi Güvenliği Merkezleri kurulmasını öncelikli hedeflerimiz arasında görüyoruz.

– Genç medya mensuplarına vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

– Gençlerimize tavsiyem şudur: Bilgi çağında en büyük gücünüz hakikat ve teknolojik bilgidir.

Haberi sadece okumayın. Araştırın, doğrulayın, analiz edin ve yapay zekânın sunduğu imkânlardan yararlanarak daha geniş kitlelere ulaştırın.

Türk Dünyasının geleceği; ortak değerler etrafında birleşen, birbirini destekleyen ve dijital dünyada söz sahibi olan genç gazetecilerin omuzlarında yükselecektir.

Birlikte olduğumuz sürece güçlüyüz. Güçlendikçe de dünyada daha adil bir bilgi düzeninin kurulmasına daha büyük katkılar sağlayacağız.

Benzer Haberler

Marka Flower Çiçekçi