Murat Çıtırgı: “Uluslararası Hukuk Hiçe Sayılırken Türkiye Hukuk Devleti Olma Yolunda İlerliyor”
Büyük Türk Dünyası Teşkilatlarından Sorumlu Başkan Murat Çıtırgı, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik askeri operasyonu üzerinden uluslararası hukuk ve Türkiye’deki yargı düzenlemelerine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.
Çıtırgı, ABD’nin Maduro ve eşini “uyuşturucu kaçakçılığı” suçlamasıyla zorla yakalayarak New York’a götürmesini, uluslararası hukuk açısından tartışmalı bir uygulama olarak nitelendirdi. Bu tür bir müdahalenin dünya kamuoyunda eleştiri ve kınamalara neden olduğunu ifade eden Çıtırgı, Trump yönetiminin uluslararası hukuku tanımadığını açıkça dile getirdiğini vurguladı.
Açıklamasında Türkiye’deki hukuk düzenine de değinen Murat Çıtırgı, bazı ülkelerde hukuk tanımazlığının meşrulaştırılmaya çalışıldığını, buna karşılık Türkiye’de son yıllarda çıkarılan yargı paketleri, reform ve düzenlemelerle hukuk devleti ilkesinin güçlendirildiğini belirtti. Çıtırgı, “Bakanlığımızın ve basiretli yöneticilerimizin üstün çalışmalarıyla ülkemiz için rahatlıkla ‘hukuk devletidir’ diyebilir hale gelmiş bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
Ancak mevcut hukuk sisteminde özellikle ceza ve infaz mevzuatında ciddi eksiklikler bulunduğuna dikkat çeken Çıtırgı, geçmişte Avrupa’dan alınarak uyarlanan mevzuatların zamanla “derme çatma” bir yapıya dönüştüğünü savundu. Ceza hukukunun temel unsurlarından biri olan infaz yasalarının hatalar içerdiğini belirten Çıtırgı, bu alanda kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Murat Çıtırgı, MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Fethi Yıldız’ın da çeşitli platformlarda dile getirdiği gibi, “yamali bohçaya dönen” infaz sisteminin acilen ele alınması gerektiğini ifade etti. İnfaz yasasında düzenleme yapılmadan çıkarılan yargı paketlerinin, kader mahkûmları ve ailelerinin sorunlarına çözüm üretmekten uzak kaldığını belirten Çıtırgı, bu durumun beklentileri karşılamadığını vurguladı.
Çıtırgı, değerlendirmesinde hukuk alanında yapılacak köklü düzenlemelerin hem adalet sisteminin etkinliği hem de toplumun devlete olan güveni açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.